Malum şahıs, malum sorular: Jordan Theodore

Ara 14, 2016
Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde normal sezonun üçte birlik etabı geride kalırken sayı krallığı sıralamasında zirvede yer alan malum adama; Jordan Theodore'a 'nereden nereye' minvalindeki her şeyi sorduk.
JordanTheodoreOnFire

2015-2016 sezonu, BSL'de ilk kez boy gösterdiği 2004-2005 sezonundan bu yana tüm kulvarlarda üst sıraları zorlayan Banvit için hayal kırıklığıyla noktalanan bir diğer sezon olarak kapanmıştı. Bursa'da düzenlenen Türkiye Kupası'nın çeyrek finalinde Galatasaray Odeabank'ı AJ Slaughter'ın son saniye üçlüğüyle devirip umutlanan Banvit, yarı finalde Darüşşafaka Doğuş'a kaybetmiş, iki takımın Play-Off'un ilk turundaki eşleşmesinden de Daçka 2-0'lık üstünlükle galip çıkmıştı. Bu, 10 yıllık süreç boyunca eski adıyla EuroCup'ta yarı finale kadar yükselen ancak müzesine kupa götüremeyen Bandırma temsilcisi için yeniden değişim sinyaliydi.

Yeni bir takım kurmaya başladığınızda tüm pozisyonları baştan aşağıya irdeler, modern deyişle 'takım mühendisliği' parametrelerini oluşturan bütünün her bir parçasını titizlikle seçersiniz. Bunların başında baş antrenör gelir elbette; ancak takımın parçaları sıralandığında, 'sahadaki koç' olarak ifade edilen oyun kurucuyu seçmek kulüp ve teknik patronu için en kritik noktayı oluşturur.

Saso-Filipovski-1

Hepsinden ötede ana çekirdeğini yeni transferlerin oluşturduğu bir ekiple, Avrupa'nın en rekabetçi liginde başarılı olmak bir antrenör için ağır bir olsa gerek. Koç Saso Flipovski, Bandırma'ya adım attığında bunun farkındaydı.

BSL'nin 10. haftasında Banvit, son şampiyon Fenerbahçe'ye konuk olmak üzere. İstanbul, tarihinin en kara günlerinden birini yaşıyor. Ülker Sports Arena'da karşılaşma öncesinde yapılan saygı duruşu süresince salonu dolduran binlerce insanın gözlerindeki karartı, en az kırılan elmacık kemiğinin kaynama süreci boyunca Theodore'un yüzüne taktığı -ve her molada çıkardığı- maske kadar kara. Doğduğunda basketbolcu olması temennisiyle adı 'Jordan' konulan 27 yaşındaki Theodore, karmaşık duygular içinde... Ellerini arkada bağlamış, başı önde, dudaklarıyla eşlik edemediği ancak ziyadesiyle aşina olduğu İstiklal Marşı'na yüreğiyle destek oluyor, kariyerinin önemli bir bölümünü geçirdiği Türkiye'nin acısını paylaşıyor . Birazdan 27'inci yaş gününü kutladığı bu günde BSL'nin son şampiyonuna, Euroelague şampiyonluğunu saniyeler içinde yitirmiş takıma meydan okuyacak.

czzepp-xgaegmrm

İlk yarıda işler pek de fena gitmiyor; Banvit 30-24 öndeyken 9 sayıya erkenden ulaşan Jordan Theodore hakkında 'Yine 30'u devirecek' fısıltıları dolaşıyor tribünlerde. Ancak ikinci yarı, çemberin gülümsediği tarafın rengi Sarı-Lacivert. Fenerbahçe, Theodore'un ikinci yarısında sadece iki sayı atabildiği maçı 76-71 kazanıyor. İlk 10 haftada sayı krallığını kimselere kaptırmayan bu 1.83'lük dev adamın yalnızca 11 sayısı, 4 asisti ve asistinden fazla (6) top kaybı var.

Jordan bunu olağan karşılıyor; duygusal reaksiyonlardan günden güne ulaşmanın onu kariyerinin zirve yaptığı bu günlere taşıdığının farkında: ''Bazen böyle oluyor, her maç beklediğiniz gibi geçecek diye bir kaide yok.''

J_Theodore (2)


Sosyal açıdan bakıldığında hayli sosyal bir portre çiziyor. Tam 27 yıl önce, New Jersey'de doğmuş biri için ziyadesiyle nazik ve konuşkan. Duruşu, herkesin aklındaki malum soruyu sormak için hayli cesaret verici:

Şu sıralar bu ligi izleyen herkesin dilinde aynı soru var: 'Biz Theodore'u küme düşen Antalya ve Mersin'den hatırlıyoruz, bu adam bu seviyeye nasıl ulaştı?' Türkiye'den sonra Fransa'da da Bourges ile küme düşmüş biri olarak, bu kazanan kimliğe bürünüşün ardında nasıl bir hikaye var?

'Ben burada bir değişimden söz edemem aslında. Yani olgunlaştığım doğru tabi. Nihayetinde buraya ilk geldiğimde bir çaylaktım. Antalya'daki o sezon, benim kolej kariyerimin ardından ilk profesyonel deneyimimdi. Açıkçası bu tecrübeyi ilk olarak evinden çok uzaklarda bir yerlerde yaşıyor olmak beni beklediğim kadar da ürkütmemişti. Çıkıp basketbol oynamaya hazırdım. Ancak yine de bu pozisyondaki bir oyuncu olarak ister istemez bazı zorluklarla karşılaşabiliyorsunuz. Tüm bunların üstesinden gelmeye de hazırdım aslında; ancak o sezon bizim için fazlasıyla çalkantılı geçmişti. Koç değişikliği, etrafımdaki kadronun değişmesi, idari problemler gibi noktalar belli bir oyun düzeni, bir takım kimyası oluşturmanızı zorlaştırıyor. Bu da kişisel performansınıza ve motivasyonunuza yansıyabiliyor. Açıkçası Türkiye'de ilk etapta bu sorunları yaşadım. Fransa'ya gittiğimde ligin ilk devresi hayli kötü geçmişti, ikinci yarıdaki hareketliliğimize rağmen bir galibiyetle ifade edilebilecek bir farkla ligden düştük.''


J_Theodore (4)

''Koç değişikliği, etrafımdaki kadronun değişmesi, idari problemler gibi noktalar belli bir oyun düzeni, bir takım kimyası oluşturmanızı zorlaştırıyor. Bu da kişisel performansınıza ve motivasyonunuza yansıyabiliyor. Açıkçası Türkiye'de ilk etapta bu sorunları yaşadım.''

Sonra Almanya'da Skyliners'a gidip FIBA Europe Cup zaferi yaşadın. Farklı olan neydi?

''Dediğim gibi bireysel açıdan aslında çok da farklı bir şey yoktu. Sadece daha iyi bir organizasyon, daha iyi takım kimyası vardı diyebilirim. Skyliners, kendimi gerçekleştirebilmem adına teknik açıdan ve organizasyon olarak belli bir stabilite sağladı. İyi bir takım kimyası ve iyi bir organizasyonla kendimi basketbola verdiğimde başaramayacağım bir şey yoktu. Sonucu biliyorsunuz.''

Takım kimyası demişken... Banvit'te de yepyeni bir ekipsiniz aslında. Koç Flipovski'nin göreve gelmesinin ardından takımın bel kemiğini oluşturan, senin de yer aldığın grubun neredeyse tamamı yeni transferlerden oluşuyor. Yeni bir takımın, Avrupa'nın en rekabetçi liginde ilk 7 haftayı kayıpsız geçmesini, 9 maçta 8 galibiyet almasını nasıl açıklardın?

Kesinlikle çok iyi bir takım kimyasına sahibiz. Kısa zamanda aile gibi olduk. Koç harika biri. Bize, her birimize inanıyor. İçimizdeki potansiyeli ortaya koyabilmemiz adına bizi cesaretlendiriyor. Hepimizle tek tek, özel olarak ilgileniyor. Bugün vardığımız noktayı yaz dönemindeki ağır antrenmanlarla açıklayabilirim doğrusu. Bizi biraz zorlasa da çok verimli oldu. Slovenya'da Anadolu Efes'le, Çin Ligi'nden gelen takımla oynadığımız hazırlık maçlarının çok faydasını gördük.

J_Theodore (1)


''Benim için sıradaki hedef bir sonraki maç. Bu her zaman böyle.''

Bandırma'da hayat nasıl gidiyor?
Güzel. Huzurlu ve keyifli. Fazla zamanımız olmuyor zaten; malum hem BSL hem de FIBA Şampiyonlar Ligi mesaisi var. Kalan zamanda da keyifli vakit geçiriyoruz. Aile gibiyiz. Kız arkadaşım sık sık beni ziyarete geliyor, genelde onunla vakit geçiriyorum.

Senin için sırada ne var? Euroleague, NBA?
Benim için sıradaki hedef bir sonraki maç. Bu her zaman böyle. Hafta içinde yine Şampiyonlar Ligi maçına çıkıyor olacağız, eski takımıma karşı oynayacağım. Benim için daha özel tabi. Genel olarak dersen elbette tüm performansımı sahaya koymak ve kazanmak istiyorum. Euroleague oyuncusu olabilirim, NBA de harika bir ihtimal olarak aklımda.

Twitter'daki kullanıcı adının (@Casanovaisreal) özel bir anlamı veya hikayesi var mı?
(Gülüyor) bu soruyla sıkça karşılaşıyorum. Ben ilk kez Twitter adresi alırken bunu öylesine yazmıştım, sonra da şifremi unuttum ve değiştiremedim. Öylece kaldı, sonrasında da pek kurcalamadım. İnsanlar bunu okuyunca kötü bir şey zannediyorlar ama işin aslı öyle değil.

J_Theodore (3)


''Sahaya çıkıyorsan elbette takım arkadaşlarına, koçuna ve taraftarlara güveneceksin ama en çok inanman, en çok iddialı olman gereken şey kendinsin.''

Paylaşımlarında dikkat ettiğim bir şey var: #BetOnYourSelf ve #BasketballSavedMyLife etiketlerini kullanıyorsun. Nedir bunun arkasındaki hikaye?

#BetOnYourSelf (Kendine bahse gir) benim özgüvenimi ortaya koyan bir deyiş. Yani sahaya çıkıyorsan elbette takım arkadaşlarına, koçuna ve taraftarlara güveneceksin ama en çok inanman, en çok iddialı olman gereken şey kendinsin. Bu etiket benim kendimle yarışmayı, kendi sınırlarımı kendim koyduğumu belirten bir özgüven göstergesi. #BasketballSavedMyLife'a (Basketbol hayatımı kurtardı) gelince... Aslında öyle çok da trajik şeyler söyleyemem. Elbette büyüdüğüm mahalledeki birçok genç gibi ben de sıkıntılı günler yaşadım. Basketbol bizim için hayat kurtarıcı nitelikte bir şeydi belki. Ben yine de pozitif tarafından bakıyorum. Basketbol bana hayatımda elde etmek istediğim her şeyi verdi. Evet kolejdeyken iyi bir öğrenciydim, basketbol olmasaydı da bir şekilde hayata tutunacaktım ancak basketbol bana hayalini kurduğum her şeyi en üst seviyede sundu. Bu yüzden bunu her şeyin üzerinde tutuyorum.

Jordan_Theodore_MVP

''Basketbol bana hayatımda elde etmek istediğim her şeyi verdi.''

BSL'yi çok iyi tanıyan bir oyuncusun. Ligin büründüğü yeni çehreyi nasıl değerlendiriyorsun?
Evet, daha önce de bu ligde oynadım ve git gide geliştiğini, şu anda da Avrupa'nın en iyisi olduğunu söyleyebilirim. Euroleague'e de Şampiyonlar Ligi'ne de dörder takım gidiyor, FIBA Europe Cup'ta da iki takım var. Dahası ligde kolay maç yok; hemen her takım her maça kazanmak için çıkıyor ve maçlar çok çekişmeli geçiyor.

***
Theodore ve Banvit, bu kez şeytanın bacağını kırmanın hesaplarını yapıyor. Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde normal sezonun üçte birlik kısmı geride kalırken Banvit, 8 galibiyetle lider Anadolu Efes'in ardındaki amansız takibini sürdüredursun, FIBA Şampiyonlar Ligi'nde de 9 maçta 8 galibiyetle A Grubu'na liderlik ediyor. Theodore, kendine göre 'bir sonraki adım'a ulaştı ve eski takımına karşı çıktığı maçta 12 sayı, 8 asistle 86-71'lik galibiyette kritik rol oynamayı başardı.

Jordan_Theodore_MVP1

Bir sonraki hedef? 17 Aralık Cumartesi günü, geçen Fransa Ligi'nde Yılın Guardı seçilen Michael Thompson ve takımı Beşiktaş Sompo Japan'a karşı.

Röportaj: Ahmet Melik SUBAŞI
@ahmetmsubasi